“Kendimi Kötü Hissediyorum” Demeyi Bırak

Duygusal Rezonans Profili: Ne hissettiğini net görmek için geliştirdiğim koçluk aracı

Barış Genç · 60dakikaseninle.com

“Nasılsın?” diye soruyorum. “İyi değilim” diyor. “Neyin var?” “Bilmiyorum, kendimi kötü hissediyorum.” İşte tam bu noktada koçluk süreci tıkanır. Çünkü “kötü hissediyorum” bir cevap değil. Bir bulanıklık.

Kötü hissetmenin yüz tane çeşidi var. Korku mu? Utanç mı? Öfke mi? Üzüntü mü? Suçluluk mu? Her birinin altında farklı bir tıkanıklık yatıyor. Korku karar mekanizmalarını felç eder, utanç insanı görünmez yapar, öfke sınır ihlalinin sinyalidir. Hepsine “kötü hissediyorum” dersen, hangisini çözeceğini bilemezsin.

Bu sorunu çözmek için bir araç geliştirdim: Duygusal Rezonans Profili (ERP).

ERP Ne Yapıyor?

Çok basit: 10 duyguyu, tek tek, 1'den 10'a puanlıyorsun. 1 demek “bu duyguyu neredeyse hiç hissetmiyorum,” 10 demek “bu duygu şu an çok yoğun.” Sonuç? Bulanık bir “kötüyüm” yerine net bir duygusal harita çıkıyor.

5 tanesi negatif, 5 tanesi pozitif duygu. Dengeli bir liste:

😨
Korku
Belirsizlik, tehdit algısı, kaygı
😤
Öfke
Haksızlık, sınır ihlali, engellenme
😢
Üzüntü
Kayıp, hayal kırıklığı, yalnızlık
😳
Utanç
Yetersizlik, değersizlik, açığa çıkma
😔
Suçluluk
Hata yapma, pişmanlık, sorumluluk
😊
Neşe
Tatmin, başarı, bağlantı
🤝
Güven
Emniyet, inanç, dayanak
🔍
Merak
Keşif, öğrenme isteği, açıklık
🧘
Huzur
Kabul, denge, iç sessizlik
🌱
Umut
Gelecek beklentisi, iyimserlik

Piyasadaki Araçlardan Ne Farkı Var?

Koçlukta bir sürü araç var. Ama hiçbiri tam olarak bunu yapmıyor. Farkı şöyle anlatayım:

Eski Yöntem → ERP Farkı
“Bugün 1-10 arası nasılsın?”10 duyguyu ayrı ayrı puanla
Yaşam Çarkı: hayat alanlarını ölçerERP: duyguları ölçer (farklı katman)
Duygu Çarkı: “ne hissediyorum”ERP: ne kadar yoğun + zaman takibi
EQ testi: “duygularını yönetebiliyor musun”ERP: “şu an ne hissediyorsun”

Kısacası, mevcut araçlar ya genel bir puan veriyor ya isimlendirme yapıyor ya da yetkinlik ölçüyor. Hiçbiri spesifik duyguları tek tek puanlayıp, profil çıkarıp, bunu seans seans takip etmiyor. ERP tam bunu yapıyor.

Nasıl Uygulanıyor?

6 adım var. Her seansta tekrarlanıyor. Böylece sadece anlık bir fotoğraf değil, zamanla bir film çıkıyor ortaya.

1
Puanlama: Danışan 10 duyguyu 1'den 10'a puanlıyor. Anlık durumunu yansıtıyor.
2
Profil çıkarma: Skorlar görselleştiriliyor. Yüksek noktalar, düşük noktalar belli oluyor. Bulanıklık gidiyor, harita çıkıyor.
3
Odak belirleme: En yüksek negatif veya en düşük pozitif skor neyse, orası odak noktası. “Bu skor hayatında şu an hangi alanı en çok etkiliyor?”
4
İleriye dönük soru: “Bu skor 5 olsaydı hayatında ne farklı olurdu?” veya “Bu skorun değişmesi için önündeki ilk engel ne?”
5
Aksiyon çıkarma: Somut, ölçülebilir, zamana bağlı bir adım belirleniyor. Genel laflar yok, konkre hareket var.
6
Tekrar ölçüm: Sonraki seansta aynı 10 duygu tekrar puanlanıyor. Değişim somut olarak görülüyor.
“Daha iyi hissediyorum” yerine “korkum 7'den 4'e düştü” diyebilmek. Fark bu.

Bir Seansta Nasıl Görünüyor?

Örnek Seans Akışı
Koç: “Bugün seanstan önce şu listeyi puanla. Her duygu için 1'den 10'a.”
Danışan: Korku 7, Öfke 3, Üzüntü 4, Utanç 8, Suçluluk 2, Neşe 2, Güven 3, Merak 5, Huzur 1, Umut 3.
Koç: “Utanç 8, korku 7, huzur 1. Hangisi şu an hayatını en çok etkiliyor?”
Danışan: “Utanç. İş konusunda kendimi yetersiz hissediyorum.”
Koç: “Utancın 5'e düşse ne farklı olurdu?”
Danışan: “Daha rahat konuşurdum insanlarla. Kendimi saklamak zorunda hissetmezdim.”
Koç: “Bu hafta utancı 5'e yaklaştıracak somut bir adım ne olabilir?”

Gördün mü? Seans “bugün neyden bahsetmek istersin” diye başlamıyor. Veriyle başlıyor. Profil neyin öncelikli olduğunu gösteriyor. Ve sonraki seansta aynı puanlama tekrarlanınca, ilerleme veya tıkanma somut olarak görünüyor.

Bu Ne İşe Yarıyor Peki?

Koça ne kazandırıyor?

Seansa tahminle değil, veriyle başlıyorsun. “Sohbet eden koç” olmaktan çıkıp “veri odaklı çalışan koç” oluyorsun. Danışanın neyle çalışması gerektiğini profil gösteriyor, tahmin etmek zorunda kalmıyorsun. Ve her seansta tekrarlanan ölçüm sayesinde ilerlemeyi somut olarak takip edebiliyorsun.

Danışana ne kazandırıyor?

Duygusal çözünürlük. “Kendimi kötü hissediyorum” yerine “utancım 8, korkum 6” diyebilmek başlı başına dönüştürücü. İnsanlar ne hissettiklerini net gördüklerinde, ne yapmaları gerektiğini de daha kolay buluyorlar. Ve kendi duygusal haritalarını gören danışan, sürece çok daha fazla sahip çıkıyor.

Neyi Yapmıyor? Sınırlar Nerede?

Bu kısım önemli. ERP bir koçluk aracı. Klinik bir test değil. Psikolojik tanı koymaz. Travma çalışması yapmaz. Geriye dönük anı çalışması yapmaz, “bu duyguyu daha önce ne zaman hissettin” sorusu psikolojinin alanı. ERP şimdiye ve ileriye odaklı.

Danışanda travma belirtileri fark edersen, görevin net: bir uzmana yönlendirmek. Koçluk koçluktur, terapi terapi. Bu sınırı bulanıklaştırmamak lazım.

Ve dürüst olmak gerekirse: ERP henüz bilimsel olarak valide edilmiş bir ölçek değil. Pilot uygulamalar ve güvenilirlik çalışmaları gerekiyor. Ama kavramsal çerçevesi sağlam ve sahada çalışıyor.

Önemli: ERP, Plutchik'in Duygu Çarkı'ndan, state-dependent memory araştırmalarından ve Yaşam Çarkı metodolojisinden ilham alıyor. Ama bunların hiçbirinin yapmadığı şeyi yapıyor: spesifik duyguları puanlama, profil çıkarma ve koçluk aksiyonuna bağlama. Üçünü birlikte, tek bir araçta.

Son Söz

İnsanlar genellikle ne hissettiklerini bilmiyorlar. Bilmedikleri şeyi de yönetemiyorlar. ERP'nin yaptığı tek şey, duygusal bulanıklığı netliğe çevirmek. 10 duyguyu puanlıyorsun, haritanı görüyorsun, nereye odaklanman gerektiğini anlıyorsun.

Karmaşık bir şey değil. Ama etkisi büyük. Çünkü görebildiğin şeyi yönetebilirsin. Yönetebildiğin şeyi değiştirebilirsin.

“Kendimi kötü hissediyorum” bir cevap değil.

“Utancım 8, korkum 6, huzurum 1” bir cevap.

Fark burada başlıyor.

Görebildiğin şeyi yönetebilirsin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aynı Filmi Neden Tekrar Tekrar İzliyorsun?

Bastırılmış duygu nereye gider?